Google

Herşey iyi bir EKİP olmakla başlar.


Depacco.com

21/8/2008 - TATİL

        15 gün tatil yaptıktan sonra Ankara sıcağı ve iş yoğunluğu 3 günde bunalttı.Kıbrıs tatil sonrası Ankara sıcağı ne olacakki dedim ama burada da Basra sıcakları diye bişey çıktı..
        Neyse sıcaklar bir kenara K.K.T.C. de tatil çok güzel.Deniz, kum vb.Deniz çok temiz.Herkese tavsiye ederim.
        Bu arada uçak yolculuğundan bahsetmek istiyorum.Kıbrıs Ercan-Ankara Esenboğa arası 45 dakika...Esenboğa da İş Bankasının CİP Salonu var ve İşBankası kartları olanlar buradaki bütün hizmetlerden ücretsiz faydalanıyor.Açık Büfe, İnternet,Alkol vb.Çok iyiydi gerçekten..Dış Hatlarda seyahat edecekseniz muhakkak uğrayın.Ben KTHY yi tavsiye ederim.Atlas ve Pegasus ile de gittim ama en iyisi KTHY derim.
        K.K.T.C de yaşam oldukça lüks..Bizim zorluklarla alabileceğimiz lüks arabalar çok uygun rakamlara satılıyor.Tabi günlük harcamalar Türkiye'nin 2 katı rakamlara mal oluyor.Bu lüks yaşamın nedeni ise Güney Kıbrıs'ta çalışıp çok kazanan ve K.K.T.C de harcayan insanlar çoğunlukta...Son dönemde Kurtuluş Töreni için K.K.T.C ye giden Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN bu lüks yaşantıyı görünce şaşırmış ve buraya yapıldığı söylenen yıllık hibenin sona erdirilmesi için gerekli talimatı vermiş.Ne kadar doğru orası bilinmiyor tabi..
        Neyse sonuçta K.K.T.C. gidip görülmesi gereken ve asla vazgeçilmeyecek topraklar..

0 YorumBağlantı

4/7/2008 - ATATÜRK VE KÖYLÜ NİNE

Kategori: Ataturk

ATATÜRK'ÜN BİR ANISI ! KEYİFLE VE DUYGULANARAK OKUYACAKSINIZ...
Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadın şöyle bir duralayıp,
- Neden sordun ki, dedi. Buraların saabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?
Paşa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır.

Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı.
- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.
- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadını birden yüzü sertleşti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim
Vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı.
Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan?
Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu
dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi.

Bana dönerek,
- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu.
Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.
Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu.
Ikisi de ağlıyordu. Iki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;
- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik.
Oradakilere şu emri verdi;
"Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. ( "Ananı da al git" diyenler var artık zamanımızda )
Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun."

ALINTI
KAYNAK: http://okubeni.com/


0 YorumBağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

Shop StrawberryNET.com

Hakkımda

Hiç biri değilim:İyi veya Kötü ya da bir kahraman. Köşeme çekilmiş kıt kanaat yaşarken, akıllı davranırsak neler yapılabileceğini hep birlikte görmemizi sağlamak istedim.

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Bu Kulüpte herkes kazanacak

Kategoriler

  • Ataturk
  • e-kitap
  • Arkadaşlarım